ÇOCUĞUMUN DİŞİ KIRILDI NE YAPMALIYIM?

December17

Maalesef tüm anne ve babaların korkulu rüyalarından biridir. Sekiz yaş itibarıyla sürmeye başlayan üst kesici dişler, birazda çocuğun çene yapısı nedeniyle normalden daha dışarıda konumlanıyorsa, havuzda, oyunda yada spor karşılaşmalarında her an risk altındadır. Çocuğun kontrolsüz düşmelerinde ağzını sert bir zemine çarpmasıyla, dudaklarda yaralanmalarla birlikte, çoğunlukla ön kesici dişlerde kırıklar meydana gelir. Hatta bazen bu dişlerden birinin tamamen yerinden çıktığı da görülebilir.
Hiç birimizin başına gelmemesini temenni edeceğimiz bu gibi durumlarda ne yapacağımızı da bilmeliyiz.
Eğer diş tamamen yerinden çıkmışsa, dişi bulup mümkünse serumla(izotonik solüsyon) yıkayarak, yine serumun içinde muhafaza ederek veya süt içinde muhafaza ederek en yakın dişhekimine çocukla birlikte ulaştırmalıyız. Eğer şartlar serum veya süt bulmaya uygun değilse, dişi çocuğun dil altında ( tabii çocuk bu dişi yutmayacak kadar büyükse) muhafaza ederek dişhekimine ulaşmalıyız. Böyle bir durumda yapılacak en büyük hata; dişi veya diş parçasını bir kağıt peçeteye yada beze sararak, kurutarak muhafaza etmektir. Bu dişin çevresindeki canlı liflerin ölmesine sebep olacak ve dişin yada parçanın yerine tekrar yerleştirilmesini imkansız hale getirecektir. Uygun şartlarda muhafaza ettiğimiz dişte eğer kök kırığı yoksa dişhekimimiz, bu dişi temizleyerek, tekrar çıktığı yere yerleştirebilir. Devamında kontrollere mutlaka gidilmelidir. Çünkü diş yerine sabitlense dahi, daha sonra kanal tedavisi gibi başkaca tedavilere ihtiyaç olabilir.
Dişlerde sadece kırılmalar varsa, kırılan parçalar çok küçük değilse ve eğer bulunabiliyorsa bunlar da toplanmalı ve yine aynı şekilde, serumda,sütte veya ağız ortamında yada temiz kaba konularak, en yakın dişhekimine ulaştırılmalı. Pek çoğumuz bilmeyiz ama çok küçük parçalı kırık değilse bu parçaların tekrar koptuğu yere yapıştırılması mümkündür. Belki zaman zaman travma tekrarıyla kırık tekrarı da yaşanabilir ama aynı şekilde parçalar yeniden yapıştırılabilir. Çocuk büyüyene kadar bu şekilde dişin bütünlüğü korunarak, erişkin olduğunda da lamina gibi alternatif tedaviler düşünülebilir. Yapıştırma sonrası kontroller asla aksatılmamalı, çünkü dişlere gelen travmalar sonrasında dişler görünürde herhangi bir kırık olmasa dahi, dişin kök ucunda, dişi besleyen damar sinir paketinde olası bir kopma sonucu dişte kanal tedavisi yapılması zorunluluğu ortaya çıkabilir.
Bazen de kırık parçalar bulunamayabilir yada yapıştırılamayacak kadar ufak parçalı kırık olabilir. O zaman da dişhekimimiz dişin devamını beyaz dolgularla tamamlayabilir. Devamında yine kontroller aksatılmamalı, dişin canlılığını koruyup korumadığı kontrol edilmeli. Kök ucunda travma nedeniyle damar sinir paketinde kopma olmuşsa, dişin beslenmesi bozularak, dişte renkleşme ve kök ucunda enfeksiyon gelişebilir.
Tüm bu tedavilerden sonra altı ayda bir kez mutlaka dişhekimimize kontrol için gitmeli ve dişhekimimiz gerekli görürse radyografik kontrolünü yaptırmalıyız.
Dişlerimizle ilgili yaşayacağımız tüm travmalarda, kırık oluşmasa dahi dişhekimimize kontrole gitmeliyiz.
Kırıksız, çürüksüz, sağlıklı, güzel gülüşlü günler dileğimle…

posted under Genel

Email will not be published

Website example

Your Comment: