Gecikmiş Bir “Eylül’de Deniz” Yazısı

November27

Oldum olası denizi sevmişimdir aslında. Ama hiç bu kadar içimde hissetmemiş, hiç bu kadar içinde yaşamayı istememiştim. Son günlerde kızımla deniz manzaralı bir ev hayali içindeyiz. Deniz manzaralı bir ev düşlerken birden “acaba denizin içinde yaşayabilir miyiz?” fikri canlandı. İlk hangimizin ağzından çıktı, bilmiyoruz. Ama ikimiz de aynı anda aynı şeyi düşündük.
Bir deniz manzaralı ev fiyatına, bir tekne hatta catamaran alınabilirdi.
Az, öz, kaliteli ve mutlu bir yaşam; neden olmasındı.
Soğuk ve fırtınalı havalarda, nasıl olsa sığınabileceğimiz çok sayıda sıcak dost yuvalar mevcuttu.
Ne keyifli bir düş; anlatımı, paylaşımı ayrı bir keyif.
Ben tutkularım ve hobilerim için uzakta bir zaman dilimi belirleyemiyorum. Bir şey aklımı çelmişse, hemen uygulamaya geçip,olabilirliğine bakıp, bunu bir yaşam biçimim haline getirmeye çalışıyorum.
Yaptığım araştırmalara göre, bu işin kısa vadede gerçekleşmeyeceği ortada. Ekonomik ve stratejik sorunlar haricinde, bir anne kızın teknede kendi başlarına yaşıyor olması fikri için, muhtemel denizcilik camiasında bile bir lobi faaliyeti gerekecek. Malesef pek çok konuda olduğu gibi denizcilik te hala erkek egemen bir konu.
Ama bu gün, kendi diş tedavim nedeniyle Kadıköy’e arkadaşım Hayrettin’in muayenehanesine deniz otobüsüyle gittim. Gidişte ve dönüşte deniz muhteşemdi. Hele Kulağımda Fikret KIZILOK ve Bülent ORTAÇGİL’ den “Düşler”i dinlerken;
neden olmasın ki….

posted under Genel

Email will not be published

Website example

Your Comment: