Bursa Enduro 2010 Bahar Şenliği

June2

Pazar günü akşam üstü, üç günlük Bursa Enduro 2010 Bahar Şenliği
kampından döndüm. Yorgunluktan ölmeme rağmen tek kelimeyle muhteşemdi.
Cuma sabah 6.00 da Erenköy de telefonla verilen tarifteki adreste
olmam söylendi. Çünkü saat 7 feribotuna bilet alınmıştı. Ben ne olur
ne olmaz diye, saat altıya yirmi kala bir kez bile arayıp adresi
yeniden sormaya ihtiyaç duymadan, olmam istenen yerdeydim. İlk kez bir motorun arkasında (şimdilik) bu kadar uzun yol gidecektim. Kısasıda
zaten iki seferdi. Önce hangisini anlatsam ki. GS 1200 e yan
çantalarla yüklediğimiz eşyalardan tutunma yerlerini bulamayıp ve
bunun oldukça doğal bir şey olduğunu zannedip, sormaya bile gerek
duymadan sadece yan çantalardan birinin ulaşabildiğim koluna zaman
zaman tutunarak, Bursa ya kadar tutunmadan, ayaklarımı atın üzerinde
üzengide tuttuğumuz gibi tutarak yavaşlama ve frenlere karşı koyarak
gidişimimi. Arkada oturmayı hiç sevmediğimi söyleyebilirim. Zaten
arabada da, hele uzun yolda sağda oturmayı hiç sevmem, hatta daha çok yorulurum. Kampçılığı unutmuşum, babamda uyku tulumunun her şarta uygun olanı olduğu halde, yol heyecanıyla unutup paket halinde aldığım çadır ve tulumla ilk gece yorgunluk ve uykusuzluktan uykumu açamadığım için soğuktan donarken, tek yaptığım rüyamda bir an önce güneş doğsun ve çadır ısınsın diye dua etmekti. Ama donmak bile umrumda değildi. Zaten yatağı bile şişirmemiştim. Ama ikinci gece akıllanarak uyumadan önce önlemlerimi aldığım için pek üşüdüğümü söyleyemem. Organizasyon çok iyiydi. Ve muhteşem ağırlandık, hep organizasyon komitesinin arasındaydık. Bu birlikte gittiğim arkadaşlarımın ne kadar sevildiğinin göstergesiydi.
Gerçekten misafir edildik. Bu arada Kemal MERKİT ile tanıştım ve Dakar
sunumunu seyrettim.Ama benim en çok hoşuma giden hatta bayıldığım,
ikinci akşam ortalıkta olmayı çok sevmediğimden sahne arkasına
kaçtığımda, artık epey tanış olmanın rahatlığıyla düğmelerinin
karmaşıklığından mikseri karıştırmaktan korktum ama sahne ışıklarının
kontrolünü üstlendim. Artık ekibin kalifiye dişhekimi bir
ışıkçısı vardı. Daha çok erkeğin ağırlıkta olduğu bir güruhun
eğlencesini şaşkın gözlerle seyrederken, benim eğlenemediğimi
zannederek, endişe eden ev sahiplerimiz ve arkadaşlarım benim mutluluğumu görünce yaklaşık beş saat dokunmadılar. Harika, harika, muhteşemdi. Müziğin ritmiyle girdiğim havanın ruhumda hissettirdiği renkleri ve renklerin hareketini dışarıya yansıtabiliyordum. Işığın renklerinin insanlar üzerindeki etkisini seyredebiliyordum. Bundan sonra sıra mikseri kullanmayı öğrenmek ve dj likte. Artık böyle organizasyonlarda günümü nerede geçireceğimi biliyorum. Dönüş yoculuğumuzda üç motorla köy yollarına girerek, fotoğraf için durarak, bir kez durduğumuz yerde motorla devrilerek, yan çantalar sayesinde sadece bacağımda ufak bir morlukla, çantalar ve Hayrettinin freebag i yüzünden ve pantolonomunda , tam korumalı motor
pantolonu olması nedeniyle bacağımı motorun üzerinden aşırtmaya
çalışırken, dengesini bozduğum için sürekli Hayrettin le kavga
edişimiz ve benim “oğlum ne yapayım, dizimi kırıp ellerinden destek
alıp atlayacağım seyisim yok ” diye arsız cevabımla, bu uğraşılarımdan
birinde bileğime taktığım Levent’in fotoğraf makinasının, çantaya
takılıp kopması, benim makinayı montun içine atıp, feribota
bindiğimizde “Levent bak” diyerek kulbu elimde sallayışım, Leventin
şaşkın bakışlarıyla “düşürdünmü? ” sorusu ve ben “Hayır düşürmedim”
derken makinayı çıkartmak için montun ferfuarını açtığım gibi makinayı
tutamayarak şaşkın bakışlarım altında yere düşüşü ve benim ” ama şimdi
düşürdüm” cevabım üzerine, biz dahil bütün feribotun kahkadan
kırılması, yine feribotta Hayrettin’in yan çantaları unutup, iki arabanın arasına girmeye kalkınca sol çantanın soldaki arabaya çarpıp düşmesi ve bu
sayede adımızın sakar motorize ekibe çıkmasıyla yine muteşem bir
yolculuktu.
Bu keyifli yolculuk için öncelikle arkadaşım Hayrettin’e, yol arkadaşlarımız Levent’e, Deniz’e ve Burcu’ya, bizi ağırlayan Bursalı Enduroculara, Sosender üyelerine ve Büyükorhan Görecik Yaylasına çok çok ama çok teşekkür ederim.
Nice yorgunlukla ve daha güzeli bolca keyifle nice yolculuklara…
Sibel

posted under Genel

Email will not be published

Website example

Your Comment: